|
2004/12
Sayılı Genelge : Dilekçe ve Bilgi Edinme Hakkının Kullanılması
Bireylerin
kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında idari makamlara başvuruda
bulunmaları ve kendileri veya faaliyet alanlarıyla ilgili konularda
bilgi edinme haklarını kullanmaları, eşitlik tarafsızlık ve açıklık
ilkeleri temelinde demokratik ve şeffaf bir yönetimin gereğidir.
İdare-birey ilişkisinde hukukun üstünlüğünü, demokratikleşmeyi ve
saydamlığı sağlayabilmek için, idari faaliyetlerin yürütülmesi sırasında
bireysel hak ve özgürlüklere duyarlı davranılması hukuk devletinin
en temel niteliğidir.
Hükümetimiz,
devlet ile toplum arasındaki bağların daha güçlü hale getirilmesini
ve halkın talep ve beklentilerine azami düzeyde cevap verilmesini
esas alan bir politika benimsemiştir. Acil Eylem Planı’nda da yer
alan, “Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde vatandaş odaklı
yaklaşımların benimseneceği” ilkesi, bu politikamızın temelini oluşturmaktadır.
Bu
çerçevede, 3.10.2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunla, Türkiye Cumhuriyeti
Anayasasının “Temel hak ve hürriyetlerin korunması” başlıklı 40’ıncı
maddesine eklenen ikinci fıkrayla, Devletin, işlemlerinde, ilgili
kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini
belirtmek zorunda olduğu, keza “Dilekçe hakkı” başlıklı 74’üncü
maddesinde yapılan değişiklikle de, dilekçe sahiplerine başvuru
sonuçlarının yazılı olarak bildirilmesi hükme bağlanmıştır.
Anayasamızda
yapılan bu değişikliklere uygulama kabiliyeti kazandırmak üzere,
01.11.1984 tarihli ve 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına
Dair Kanunun 02.01.2003 tarihli ve 4778 sayılı Kanunla değiştirilen
7’nci maddesinde, yapılmakta olan işlemin safahatı veya sonucu hakkında,
yetkili makamlarca dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içinde gerekçeli
olarak cevap verileceği ve sonucun ayrıca bildirileceği hükmüne
yer verilmiştir. Ayrıca, 24.4.2004 tarihinde yürürlüğe girecek olan
9.10.2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile de
kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usuller
düzenlenmiştir. Her iki düzenleme de, Avrupa Birliği Müktesebatının
Üstlenilmesine İlişkin Ulusal Programda yer alan insan hakları alanında
yasal ve idarî düzenlemelerin yapılması ve uygulamaların iyileştirilmesi
taahhütleri açısından büyük önem ve öncelik taşımaktadır.
Ancak,
söz konusu Anayasa ve Kanun hükümlerinin uygulanmasında gerekli
hassasiyetin gösterilmediği, dilekçeyle yapılan başvurulara idarî
makamlar tarafından bazen cevap verilmediği veya yasal süresinden
sonra cevap verildiği, dolayısıyla dilekçe hakkının etkin şekilde
kullanımının gerçekleşmediği yolunda şikayetler bulunmaktadır.
Bu
bağlamda, bilgi edinme hakkı ile dilekçe hakkının mevzuatımızda
yer alan esas ve usullere uygun olarak etkin kullanılmasını teminen,
bakanlıkların merkez ve taşra teşkilatları, valilik, kaymakamlık
ve mahalli idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, hizmet
alanlarında aşağıda yazılı kurallara uymakla yükümlüdürler.
1-
Dilekçe hakkı, sorulara cevap almak suretiyle bilgi edinmeyi, şikayette
bulunmak suretiyle denetlemeyi, dilek ve öneride bulunmak suretiyle
de demokratik katılımı sağlayan siyasal haklardandır. Bu itibarla,
a)
Türk vatandaşları ile Türkiye’de ikamet eden yabancılar (karşılıklılık
esası gözetilmek ve dilekçelerinin Türkçe yazılması kaydıyla) kendileri
veya kamuyla ilgili dilek ve şikayetleri hakkında, Türkiye Büyük
Millet Meclisi’ne ve yetkili idari makamlara yazı ile başvurma hakkına
sahiptirler. Dilekçe hakkının kullanımı çerçevesinde idareye yapılan
her türlü başvuru aşağıda belirtilen usule uygun olarak cevaplandırılacaktır:
-
Bireylerin ve tüzel kişilerin başvuru dilekçelerini alan idari makamlar,
dilekçelerin alındığı tarih, kayıt numarası ve konusunu gösteren
alındı belgesini düzenleyip, bu alındı belgelerini, herhangi bir
ücret talep etmeden, başvuru sahiplerine vereceklerdir.
-
Ad, soyad ve adres bulunmayan, imza taşımayan, belli bir konuyu
içermeyen, ya da yargı mercilerinin görevine giren konularla ilgili
dilekçeler cevaplandırılmayacaktır. Ancak, bu unsurları ihtiva etmemekle
birlikte, başvurulara olayla ilgili inandırıcı mahiyette bilgi ve
belgeler eklenmiş veya somut nitelikte bilgi, bulgu ya da olaylara
dayanılıyor ise, bu hususlar ihbar kabul edilerek idarece işlem
yapılabilir.
-
Başka bir idari makamın görev alanında kalan başvurular, ilgili
idarî makama iletilecek ve başvuru sahibine de bilgi verilecektir.
-
Bireylerin ve tüzel kişilerin, kendileriyle veya kamuyla ilgili,
dilekçeyle usulüne uygun bir şekilde yaptıkları başvuruların idarece
geciktirilmeksizin en kısa sürede cevaplandırılması yasal bir zorunluluktur.
Yetkili idarî makam tarafından, bu şekilde yapılan başvurularla
ilgili olarak, yapılmakta olan işlemin safahatı veya sonucu hakkında
dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içerisinde gerekçeli olarak
cevap verilecektir. İşlem devam ediyorsa, sonucu hakkında ayrıca
bilgi verilecektir.
-
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderilen dilekçelerin dilekçe
komisyonu ile İnsan Hakları İnceleme Komisyonu’nda incelenerek 60
gün içinde karara bağlanacağı göz önüne alınarak, TBMM Dilekçe Komisyonu
tarafından gönderilen dilekçelerin de ilgili kamu kurum ve kuruluşlarınca
en geç otuz gün içerisinde cevaplandırılmasına dikkat edilecektir.
b)
Mevcut idari işlemlerden idari başvuru yolu açık bulunanların değiştirilmesi,
kaldırılması veya geri alınmasıyla ilgili başvurular üzerine, İdari
Yargılama Usulü Kanununun (İYUK) ilgili idari makama başvuru ve
cevap süresini düzenleyen 11’inci maddesi hükmü dikkate alınarak
aşağıdaki işlemler yapılacaktır.
-
Başvuru dilekçesi, idari işlemleri değiştirmeye, kaldırmaya veya
geri almaya yetkili olan idari makama en kısa sürede ulaştırılacaktır.
-
Yetkili idari makam, başvuru dilekçesinin idareye verilmesini müteakip
en kısa sürede gerekli inceleme ve araştırmayı yapmak suretiyle
işlemin yerindeliği yanında bütün unsurları bakımından hukukiliğini
de değerlendirerek cevap verecektir.
-
İdari işlemin değiştirilmesi, kaldırılması veya geri alınmasının
mümkün olmaması halinde, başvuru sahibine verilecek cevapta, bu
idari işleme karşı başvurulabilecek kanun yolları ile başvuru süreleri
de gösterilecektir.
2-
Bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin esas ve usuller, 24.4.2004
tarihinde yürürlüğe girecek olan 4982 sayılı “Bilgi Edinme Hakkı
Kanunu”nda düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu itibarla,
a)
Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları,
faaliyetlerine ilişkin mezkur Kanun kapsamında bulunan bilgi başvurularını
süratli bir şekilde sonuçlandırarak Kanunda belirtilen istisnalar
dışında her türlü bilgi ve belgeyi başvuru sahiplerine vereceklerdir.
b)
Kurum ve kuruluşlar, başvuru üzerine, istenilen bilgi ve belgeye
erişimi on beş iş günü içinde sağlayacaklardır. İstenilen bilgi
ve belgenin; başvurulan kurum ve kuruluş içindeki başka bir birimden
sağlanması, başka bir kurum veya kuruluşun görüşünün alınmasını
gerektirmesi ya da başvuru içeriğinin birden fazla kurum ve kuruluşu
ilgilendirmesi hallerinde bilgi ve belgeye erişim otuz iş günü içinde
sağlanır. Ancak bu sürenin uzaması durumunda, gerekçe başvuru sahibine
yazılı olarak on beş iş günlük sürenin bitiminden önce bildirilecektir.
c)
Kişinin çalışma hayatını ve mesleki onurunu etkileyecek olanlar
hariç, yargı denetimi dışında kalan idarî işlemler, devlet sırları,
ülkenin ekonomik çıkarlarına, istihbarata, idarî veya adlî soruşturmaya,
özel hayata dair bilgiler, haberleşmenin gizliliğini ihlal edecek
bilgi ve belgeler, ticari sırlar ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu
kapsamındaki hususlar bilgi edinme hakkının istisnasını oluşturur.
Keza, tavsiye ve mütalaa talepleri ile yayımlanmış veya kamuya açıklanmış
bilgi veya belgeler de bilgi edinme başvurularına konu edilmeyecektir.
d)
Bilgi Edinme Hakkı Kanununun uygulanmasında ihmali, kusuru veya
kastı bulunan memurlar ile diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri
fiillerle ilgili olarak, genel hükümler çerçevesinde ceza kovuşturmasını
gerektiren haller saklı kalmak kaydıyla, tabi oldukları mevzuatta
yer alan disiplin cezaları uygulanacaktır.
Ayrıca;
dilek ve şikayetlerini, kamu kurum ve kuruluşlarına gelerek sözlü
olarak ileten başvuru sahipleri, hoşgörü ve güler yüzle karşılanarak
kendilerine yardımcı olunacaktır. Başvuru sahiplerinin talepleri
anında incelenerek, sorunlarının mümkün olduğu oranda mahallinde
çözümlenmesine özen gösterilecektir.
Bu
çerçevede, konuya ilişkin Anayasal ve yasal kurallar ile yukarıda
belirtilen usul ve esaslar hakkında tüm personel bilgilendirilecek,
personele yönelik eğitim programlarında konuya ayrıntılı olarak
yer verilmesi sağlanacak, bilgi edinme ve dilekçe haklarının kullanımı
kapsamındaki başvurulara ilişkin uygulamalar mevzuat dahilinde denetlenecek
ve denetimler sonucu belirtilen kurallara uymadıkları saptanan kamu
görevlileri hakkında genel hükümlere göre disiplin ve ceza işlemleri
uygulanacaktır.
3071
sayılı “Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun”un uygulanması
çerçevesinde yayınlanmış bulunan halkla ilişkiler konulu 22.1.1993
tarihli ve (1993/2) sayılı Genelgenin 2’nci maddesinde “iki ay”
olarak belirtilen dilekçenin cevaplandırılmasına ilişkin süre, mevzuatta
yapılan değişikliğe istinaden “30 gün” şeklinde değiştirilmiş, vatandaş
başvuruları konulu 29.12.1994 tarihli ve 20369 sayılı yazı yürürlükten
kaldırılmıştır.
Bu
itibarla; “Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun” ile “Bilgi
Edinme Hakkı Kanunu” hükümlerinin gerekleri, bütün kamu kurum ve
kuruluşları tarafından yukarıda belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda
yerine getirilecektir.
Bu
genelge yayımı tarihinde yürürlüğe girer. |